İçeriğe geç
Prof. Dr. Alper Murat UlaşlıFiziksel Tıp ve RehabilitasyonKök Hücre Doktorası

Nöral Terapi (Ankara): Lokal Anestezikle Otonom Sinir Sistemi Düzenlemesi

Nöral terapi, çok düşük yoğunluklu lokal anesteziklerin (genellikle prokain/lidokain) belirli noktalara, tetik bölgelere veya otonom sinir gangliyonlarının çevresine enjekte edilerek sinir sisteminin düzensiz uyarımının "sıfırlanmasını" hedefleyen tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Ankara'da Prof. Dr. Alper Murat Ulaşlı tarafından, kronik ağrı ve fonksiyon kayıplarında — uygun hasta seçimiyle ve fizik tedavinin bütününün bir parçası olarak — uygulanır. Tek başına mucize çözüm değildir; tanıya dayalı, kişiye özel bir planın içinde değerlendirilir.

Nöral terapi nedir?

Nöral terapi, seyreltik lokal anesteziklerin (en sık prokain, bazı uygulamalarda lidokain) çok küçük dozlarda; ağrılı bölgelere, tetik noktalara, eski yara izlerine veya otonom sinir sistemine ait gangliyon ve sinir çevresine enjekte edildiği bir tedavi yöntemidir. Amaç, ağrıyı uzun süre canlı tutan aşırı uyarılmış sinir devrelerini geçici olarak susturup vücudun kendi düzenleyici dengesine dönmesine fırsat vermektir.

Yöntemin kökleri 1920'lerde Almanya'da Ferdinand ve Walter Huneke kardeşlerin gözlemlerine dayanır. Klasik anestezi dozlarının çok altındaki miktarların, beklenenden farklı ve bazen enjeksiyon yerinden uzak bölgelerde de etki gösterebildiği fikri, yöntemin temel çıkış noktasıdır.

Nöral terapi tek başına bir 'her derde deva' değildir; ağrının kaynağı doğru tanımlandığında, egzersiz ve manuel tedavi gibi yöntemlerle birlikte kullanıldığında anlamlı hale gelir. Ankara'da yürütülen fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecinin bir bileşeni olarak değerlendirilmesi en doğru yaklaşımdır.

Etki mekanizması: lokal anestezik sinir sistemini nasıl etkiler?

Nöral terapinin etkisi öncelikle otonom (istemsiz) sinir sistemi ve hücre zarındaki elektriksel denge üzerinden açıklanır. Lokal anestezik, sinir liflerindeki sodyum kanallarını geçici olarak bloke ederek ağrı sinyalinin sürekli iletilmesini keser ve aşırı uyarılmış bölgenin 'dinlenmesine' olanak tanır.

Bir diğer kavram 'bozucu alan' (interference field) teorisidir: geçirilmiş ameliyat izi, diş/diş eti enfeksiyonu, eski travma veya kronik bir odak, sinir sistemi üzerinden uzaktaki bir bölgeyi rahatsız edebilir. Bu odağa yapılan küçük bir enjeksiyonun, kısır ağrı döngüsünü kırması beklenir.

Lokal anesteziğin yarı ömrü saatlerle sınırlı olsa da, bazı hastalarda gözlenen ağrı azalmasının enjeksiyonun farmakolojik süresinden uzun sürmesi, yöntemin yalnızca uyuşturucu etkiyle değil; mikro dolaşımın iyileşmesi, kas tonusunun gevşemesi ve sinir sisteminin yeniden düzenlenmesiyle de ilişkili olabileceğini düşündürür. Bu mekanizmalar kısmen aydınlatılmış olmakla birlikte tüm yönleriyle henüz tam olarak kanıtlanmamıştır.

Nöral terapi nasıl uygulanır?

Uygulama, ince iğnelerle yapılan kısa ve genellikle iyi tolere edilen enjeksiyonlardan oluşur. Hekim, önce ayrıntılı öykü ve muayeneyle ağrının kaynağını ve olası bozucu alanları belirler; ardından uygun noktalara çok düşük dozda lokal anestezik verir.

  • Segmental tedavi: ağrılı bölgenin cildine ve cilt altına yüzeysel enjeksiyonlar (kabarcık tekniği).
  • Tetik nokta ve kas enjeksiyonları: gergin, hassas kas bantlarına yönelik uygulamalar.
  • Yara izi / bozucu alan tedavisi: eski ameliyat veya travma izlerinin çevresine enjeksiyon.
  • Gangliyon ve sinir çevresi uygulamaları: deneyimli ellerde, gerektiğinde ultrason eşliğinde enjeksiyon ile daha hedefe yönelik ve güvenli biçimde yapılabilir.

Kimler için uygundur, hangi durumlarda yardımcı olabilir?

Nöral terapi en çok, standart yaklaşımlarla yeterince gerilemeyen kronik ve tekrarlayan ağrılarda, tamamlayıcı bir seçenek olarak gündeme gelir. Uygunluk kararı her zaman tanıya ve kişiye özel verilir.

Klinik pratikte sık değerlendirildiği tablolar arasında miyofasiyal ağrı ve tetik nokta sendromları, kronik bel ve boyun ağrıları, omuz ağrısı, baş ağrıları ve bazı eklem ağrıları yer alır. Bu yöntem, gerektiğinde diz kireçlenmesi gibi durumlarda diğer rejeneratif uygulamalarla birlikte planlanabilir.

  • Miyofasiyal ağrı ve kronik kas-iskelet sistemi ağrıları
  • Kronik bel, boyun ve omuz şikâyetleri
  • Gerilim tipi baş ağrısı ve bazı baş-boyun ağrıları
  • Eski ameliyat/yara izine bağlı olduğu düşünülen inatçı ağrılar

Bilimsel kanıt durumu ne söylüyor?

Nöral terapi onlarca yıldır uygulanmasına rağmen, yöntemin etkinliğini gösteren yüksek kaliteli, geniş ölçekli randomize çalışmaların sayısı sınırlıdır. Mevcut literatür daha çok gözlemsel seriler ve daha küçük kontrollü çalışmalardan oluşur.

Yapılan bazı çalışmalar, özellikle kronik ağrı ve omuz fonksiyon bozukluğu gibi tablolarda ağrı ve işlevde anlamlı iyileşme bildirmiştir; uzun dönem hasta serilerinde inatçı ağrısı olan kişilerin bir bölümünün fayda gördüğü raporlanmıştır. Bununla birlikte plasebo etkisinin ayrıştırılması ve sonuçların standardize edilmesi konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Bu nedenle nöral terapi, kanıta dayalı tıbbın penceresinden 'tamamlayıcı' bir yöntem olarak konumlandırılır: gerçekçi beklenti, doğru hasta seçimi ve diğer tedavilerle bütünleşik kullanım esastır. Konuyla ilgili güncel değerlendirmeler için blog yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Riskler ve dikkat edilmesi gerekenler

Doğru ellerde ve düşük dozlarda uygulandığında nöral terapi genellikle güvenli kabul edilir; yan etkiler çoğunlukla hafif ve geçicidir. Yine de her enjeksiyon işleminde olduğu gibi belirli riskler bulunur ve uygulamanın deneyimli bir hekim tarafından, steril koşullarda yapılması gerekir.

  • Enjeksiyon yerinde geçici ağrı, kızarıklık, küçük morluk
  • Lokal anesteziğe karşı nadir alerjik reaksiyonlar
  • Geçici baş dönmesi veya tansiyon değişiklikleri
  • Nadiren enfeksiyon, kanama veya sinir/komşu yapı iritasyonu (özellikle derin uygulamalarda)
  • Gebelik, kanama bozuklukları, lokal anestezik alerjisi ve bölgesel aktif enfeksiyon gibi durumlarda dikkatli değerlendirme gerekir

Ankara'da nöral terapi: Prof. Dr. Alper Murat Ulaşlı'nın yaklaşımı

Ankara'da nöral terapi uygulamalarında öncelik, enjeksiyondan önce doğru tanıdır. Prof. Dr. Alper Murat Ulaşlı, ağrının gerçek kaynağını ayrıntılı muayene ve gerektiğinde görüntülemeyle belirledikten sonra nöral terapinin uygun olup olmadığına karar verir.

Yöntem tek başına değil, kişiye özel bir rehabilitasyon planının parçası olarak değerlendirilir; egzersiz, manuel teknikler ve gerektiğinde diğer enjeksiyon yöntemleriyle birlikte planlanır. Amaç, kısa vadeli ağrı kontrolünün yanında uzun vadeli işlev kazanımıdır.

Hangi tedavinin sizin için uygun olduğunu netleştirmek ve değerlendirme randevusu oluşturmak için iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz. Sık sorulan diğer başlıklar için SSS bölümünü de inceleyebilirsiniz.

Kaynaklar

  1. 1.Huneke F. Neural therapy, with special reference to certain uses of procaine for therapeutic purposes. PubMed (tarihsel referans). 1953
  2. 2.Effect of Neural Therapy on shoulder dysfunction and pain in supraspinatus tendinopathy. PMC (PubMed Central)
  3. 3.Mermod J, ve ark.. Long-term results of therapeutic local anesthesia (neural therapy) in 280 referred refractory chronic pain patients. BMC Complementary and Alternative Medicine (PMC). 2008

Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tanı ve tedavi için mutlaka hekim muayenesi gereklidir. Sonuçlar kişiden kişiye değişebilir; kesin iyileşme garantisi verilmez.

Randevu ve bilgi için iletişime geçin

Şikayetinize uygun değerlendirme ve tedavi planı için Ankara'daki muayeneye davetlisiniz.

AraWhatsAppInstagramRandevu